Anasayfa » Renkli Teneke, Sizin İçin Seçilenler

Çakı Gibi Olun Her Zaman!

7 Haziran 2009 Görüntülenme: 1.852 7 Yorum Yazar: Ahmet
Kötüİdare ederOrtaGüzelMükemmel (Bu yazı 2 oy aldı. Ortalama Değeri: 5,00 oy dan 5)

Genç bir çocuk varmış. Çocukluğunda babası ona bilgisayarı sevdirmiş ve çocuğun bilgisayarcı olması için elinden gelen her şeyi yapmış. Ona ne yapması gerektiğini söylemiş, olabildiğince iyi bir şekilde yönlendirmiş.

Çocuk ilkokuldan sonra özel bir bilgisayar lisesine gitmiş. Orda kaliteli öğretmenlerden iyi eğitimler alması için babası bütün varını yoğunu ortaya koymuş. Aradan biraz zaman geçmiş çocuk büyümüş ve üniversite çağına gelmiş. Babası yine oğlu için lisedeyken nasıl para harcadıysa üniversite zamanında da masraftan çekinmemiş. Onun eğitimi için bütün varlığını ortaya koyma devam etmiş.

Çocuk üniversiteyi de bitirmiş… Ancak babanın farkında olmadığı bir şey varmış. Çocuk lisede ve üniversitede babasının harcadığı paraların değerini bilememiş ve bilgisayar hakkında doğru düzgün bir şekilde bilgi sahibi olamamış. Baba bu sonuçta, oğlu için harcadığı onca paranın karşılığı olarak oğlunu iyi yerlerde görmek istemiş. Çalışması için iyi bir yer ayarlamış ona ve çocuk olmaktan çıkan bu genç adam çalışmaya başlamış. İş yerindeki kıdem olarak en düşük personel dahi bu adamın işini doğru düzgün yapamadığını ve iyi bilgisi olmadığını söyleyip duruyormuş. Sonunda bu şekilde şikâyetler artınca bu genç adamı müdür bey işten çıkartmak ve yerine daha iyi birisini getirmek zorunda kalmış. Bu genç adamda işsiz kalmış. Babasının yüzüne bakacak hali kalmamış. Sonradan fark etmiş ki babası onun için bütün varlığını oraya koymuş ama o sadece okulu bitirmek mantığı ile eğitimini sürdürmüş. İş işten geçmiş sonra farkına varmış genç adam.

Yukarıda size ufak bir hikâye anlattım. Aslında mantık çok basit. Hikâyede anlatılmak istenen çok basit ama bazılarımız bunu kabullenmekte zorluk çekiyor ya da kabullenmek istemiyor. Ülkemizde tonlarca işsiz bulunuyor. Bu işsizlerin bir kısmı lise, bir kısmı üniversite bitirmiş insanlar.

Asıl mesela yapacağınız işi belirlemek o işi başarabilmek için ne yapmak gerekiyorsa yapmak. Benim Rus asıllı bir akrabam bulunuyor. Bu kişi yaş olarak genç. Rusça, İngilizce, Türkçe ve birazda Fransızca biliyor. Arapça öğrenmek için kursa gitti. YÖS aracılığı ile doktor olabilmek için bu sene sınava hazırlandı ve sınava girdi. Bunları neden söylüyorum? Yabancıların nasıl düşüncelere sahip olduklarını, neler yaptıklarını, ne kadar çalışkan olduklarını görmeniz için söylüyorum. Çok genç bir kitleye sahip olan ülkemizde bütün gençlerin bu şekilde birkaç dil bildiğini iyi bir meslek sahibi olduklarını bir düşünsenize. Hemen ne kadar farklı bir konuma geliriz ülke olarak değil mi?

Eğer kendinizi 10 sene sonra bir (mesela) yazılım mühendisi konumunda görmek istiyorsanız, yazılım mühendisi olabilmek için neler gerektiğini, neler yapabileceğini, kendini nasıl geliştirebileceğini çok iyi tespit edip ona göre davranmalı ve ona göre kendinizi geliştirmelisiniz. İsterseniz profesör konumuna gelin yaptığınız işi çok iyi bilmiyorsanız bir hiçsiniz demektir. Bir işe girmek için başvurduğunuz da size ilk önce adınızı sormuyorlar. Direk olarak neler yapabileceğinizi ve referanslarınızı soruyorlar. Bunun için ortada laf salatası değil somut işler olmalı.

Her işin illa ki çıraklık, pişme evresi olur. Hayatınızdaki bütün planları hayalinizdeki ve hayatınız boyunca yapacağınız iş için kurun. İnsanoğlu garip varlıktır. İnsan neden yaşar? Para kazanmak, ihtiyaçlarını gidermek ve fazla kazanıyorsa daha da fazla kazanmak için. Kısa bir hesap yapalım. Gençsiniz, günün en az 10 saati çalışıyorsunuz. Evlendiniz bu saat değişmedi. Büyüdünüz baya artık olgun bir yaşa geldiniz bu saat hâlâ aynı. Her gün 10 saat çalışıyorsunuz. Kimisi 10 saatten de fazla çalışıyor. Bir günde 24 saat var ve siz bunun 10 saatini işyerinizde geçiriyorsunuz. Yemek, temel ihtiyaçlar, işyerine gidiş geliş sırasındaki yolcuğunuz içinde 4 saat kullandığınızı düşünelim. Günde 8 saat uyuyorsanız sadece 2 saat evinizde ailenizde geçirmeniz için zaman kalıyor. Ne kadar az değil mi? Hayatınız boyunca yapacağınız bir işi neden daha iyi öğrenip, daha zevkli şekilde icra etmek varken yarım yamalak işler yaparak, günün bitmesini ya da ay sonunu bekleyesiniz ki? Bu tarz sonuçlarla karşılaşmamak için hemen şimdi hiç durmadan her şeyi bırakın bir kenara ve düşünün. Ne olmak istiyorsunuz ve olmak istediğiniz duruma ne kadar uzaksınız? Hemen bir plan yapın ve ona göre hareket etmeye başlayın!

Unutmayın ki hayatınız boyunca yapacağınız bir işi severek yapmak kadar insana huzur veren bir şey yoktur. Herhangi bir bilgiyi; okulda, işyerinde ya da başka yerlerde sadece o anda bilmek için değil de “hayatımız ilerleyen zamanında belki lazım olur” düşüncesi ile beyninizin bir köşesine kazıyın! Daima pozitif düşünün. Çakı gibi olun her zaman. Birçok özelliğiniz olsun!

21 views

RenkliTeneke.Com blogundaki yeni yazılardan haberdar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. İsterseniz Twitter'dan ya da FriendFeed'den takip edebilirsiniz. Ya da "Yeni yazılar e-mail adresime gelsin" diyorsanız e-mail abonesi olabilirsiniz.
Merhaba sevgili ziyaretçi. Şuanda renkliteneke.com bloguna " Ahmet" tarafından " 7 Haziran 2009" tarihinde yazılmış olan "Çakı Gibi Olun Her Zaman!" başlıklı bu yazıyı okuyorsun. Bu yazının başka bir yerde yayınlaması yasaktır. Her yazı ayrı bir özen içerisinde hazırlanıyor ve bu emeğin iki tık ile heba edilmesi pek hoşuma gitmez. Bu açıklama ise bilgilenmeniz için yazılmıştır.

7 Yorum »

  • Çağatay Şen demiş ki:

    Ben yazılım mühendisliği bölümü birinci öğrencisiyim.Yukarıda verdiğiniz örnek bu yüzden beni de ilgilendiriyor.Gerçekten de çok güzel çıkarımlarda bulunmuşsunuz kutlarım.Hayatta aslolanın bilgi değil eylem olduğunun altını çizmeniz de yazıyı hoş kılan özellikler arasında.Aslında benim de katetmem gereken uzun bir yol var.Bazı şeyleri henüz yeni yeni öğreniyorum.Yazınızda belirtmiş olduğunuz uyarıları dikkate alacağımdan emin olabilirsiniz.

  • Ahmet (Admin Abi) demiş ki:

    Yazıdaki mesajları alabildiğine senin adına sevindim. Umarım istediğin konuma en kısa sürede ve en iyi şekilde gelirsin.

  • Çağatay Şen demiş ki:

    İlk cümleyi yazarken bir hata yapmışım.Yazılım bölümü birinci sınıfı öğrencisi olucak.Yorumuma verdiğiniz karşılık için de teşekkür ediyorum.Sizden bir ricam var.Yazılım mühendisliği ile ilgili bildiğiniz bir web sitesi var mı?Beni bilgilendirirseniz sevinirim.

  • Ahmet (Admin Abi) demiş ki:

    Çağatay bey,
    Yazılım alanında kendinizi geliştirebileceğiniz güzel bir yazı yazacağım. Aslında bu yazıyı ne zamandır yazacaktım ama araya başka şeyler girince ertelenmiş oldu. Siteyi lütfen takip etmeye devam ediniz. En geç bir hafta içerisinde yazı yayında olur.

  • renkli teneke » Yazılımcı Olmanızı Sağlayacak 8 Web Sitesi demiş ki:

    [...] en zorlu alanı. Herkesin yapacağı bir iş. Blogumun bir ziyaretçisi olan Çağatay’ın buradaki yorumu ile harekete geçtim ve yazılım alanında kendinizi geliştirebileceğiniz güzel web siteleri [...]

  • renkli teneke » CSS İle Web Site Tasarımı Hazırlamak demiş ki:

    [...] merak ettikleriniz var ise benimle iletişime geçmekten çekinmeyin. Mesela bloguma yorumu ile isteğini belirten Çağatay için bu yazıyı yazdım.  Bu örnekte olduğu gibi sizde ihtiyaçlarınızı belirtebilirsiniz. [...]

  • Temha AHMET demiş ki:

    Merhabalar. Konunun dışından biri olarak ilgi duyduğum için burada bulunuyorum. Hikayeyi okudum ve aynen katılıyorum. Tebrik ediyorum.Elbette bilgi çok çalışmanın ve mücadelenin sonucu elde edilen bir olgudur. Bu bilgi ve birikim sayesinde sizi sahiplenirler. Bilgi ve birikiminiz yoksa üç gün sonra kapıya koyarlar. Yetenek bilgi ve tecrübe insanın saygınlığını artırır. Profesörden kastınızı yaşadıkça bilgili olmalısınız ve sürekli kendinizi geliştirmeniz anlamını taşıdığını düşünüyorum. Doğru da buluyorum. Yoksa hiç bir profesörün alanında kolay kolay bilgi noksanlığı olmaz. Bir profesör yaklaşık 50 yılda yetişiyor, isteyince hemen olunmuyor. Bu Bilgisayar ve Yazılım Mühendislerinin aşırı derecede çok çalıştırıldığını gözlemliyorum. Tabiki yetenek ve bilgi sahibi olmasalar çalıştırılmaları düşünülemez. Ancak; nasıl ki çalışanlarda mücadele-azim ve bilgi arıyor isek , bunların haklarını da aramamız gerekmez mi? Aldıkları ücretlerin emekleri karşılığı olmadığını gözlemliyorum. Bunu şöyle ifade etmek isterim, günümüzde bir elektrikçi-sucu elemanı diyelim, bir batarya değiştirmek, kelepçe takmak, ampul takmak gibi 3-5 dakikalık işler için 15tl ile 30tl arasında ücret alıyor.Vermeseniz gelmiyor. Bu mühendislere ne veriliyor ayda sizler biliyorsunuz.Bir pazarları boş bayramı seyranı yok denecek kadar az, geceli gündüzlü çalışıyorlar. 600.TL-1500TL arasında bir şeye talim.İyi alanlarıda görüyoruz sayılı da olsa 5-10 yıl emekten sonra ancak. Efendim buna da razı olmak isteyen binlerce insan var. İyiki var yoksa istismar edilecek birşey de olmazdı. Niyetim sizi eleştirmek değildir.Belki bir katkım olur diye düşünüyorum.Temennim gün geçtikçe herşeyin düzelmesidir. Gençlerimize kendilerini geliştirmelerini ve haklarınıda korumalarını öneriyorum.Gençlerimizin gelişmesi ülkemizin de gelişme ve kalkınmasında öncü olacaktır.Altın çöplüğede düşse altındır değerinden birşey kaybetmez.Selam sevgi ve saygılar sunuyorum.

Yukarıdaki yazı hakkında kendi düşüncelerinizi yazın!

Lütfen yukarıdaki yazı hakkında düşüncelerini paylaş. Senin düşündüklerin bazen bu blogdaki yeni yayınlanacak yazının hangi konuda yazı yazılması gerektiğini belirliyor.

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz. Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments

 

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları :
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong> <pre lang="" line="" escaped="" highlight="">

Yazıya yorum yazdığınızda yorumunuzun hemen yanında bir Gravatarınız yayınlanacaktır.
Hani benim Gravatarım? Gravatar'da neyin nesi?