Giriş » Renkli Teneke

Türk Bloglarına Neler Oluyor? {mim}

27 Kasım 2008 Görüntülenme: 316 9 Yorum Yazar: Ahmet

Yeni bir mim dalgasına kapılmış bulunmaktayım. Bu mim Teknoloji Herşeyim‘in sahibi Hakan Yamanoğlu tarafından gönderildi. Mim konusuda “Türk Bloglarına Neler Oluyor?”. Mim ilk başlatılan yerinden ulaştı Renkli Teneke’ye. Bu nedenle ben mim hakkında bilinmesi gerekenleri kısaca belirteyim.

Fark ettiniz mi bilmiyorum ama blog dünyasında son 1-2 ay içerisinde fark edilir derecede bir gerileme yaşandı. Bu gerileme olumsuz yönde malesef. Sorun ise blog yazarlarının eskisi gibi bloglarına içerik sağlayamaması. İçerik üretememe sorununa her blog yazarının vereceği bir cevabı vardır mutlaka. Bende kendi cevabımı bu mim yazısı içerisinde belirteceğim.

Mim sorusu aslında zor cevaplandırılacak bir soru değil. Hakan abinin gönderdiği bu mim konusu hakkında belirlediği kurallar aşağıdaki gibidir.

MiM in kuralları:
1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
4- Eklemek istedikleriniz.
5- MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

Mim kuralları bu şekilde ancak birde Hakan abinin güzel bir notu var o da aşağıdaki gibi:

Not: Bu durgunluğa son vermek için tüm Türk blog yazarlarından çözüm üretmesini rica ediyor ve bu konuyu bir mim haline getiriyorum. Böylelikle daha fazla blog yazarına dokunabileceğimizi düşünüyorum.

Bütün bunları belirttikten sonra bende düşüncelerimi yazayım. Blog kürede bütün bu olup bitenler oldukça can sıkıcı ve üzücü. Mesela şöyle düşünerek devam edebiliriz. Ben sesebian.com’un tarzını, içeriği gerçektende çok severek takip ediyorum. Hatta ilk blog dünyasına girdiğimde sesebian’ı sürekli takip etmeye başladım. O zamanlar dahi sesebian oldukça iyi bir şekilde içerik üretiyordu. İçerikleride blogun kendi sınırları içerisinde (bence) çok değerli. Şimdi bakıyorumda son zamanlarda blog bir gerileme içerisinde. Sevdiğim blogları RSS ile takip etmek yerine direk olarak bloga girmeyi tercih ediyorum. Blogda ne gibi değişiklikler olduğunu görmek için. Şimdi bloga girdiğimde her defasında yeni yazı bekliyorum yani ister istemez. Yeni yazı görmeyincede bir üzüntüyle çıkıyorum siteden. Ve en son yazılan yazıya bakıyorum nerdeyse 1 hafta olmuş… Günlük mantığı bu mudur? Bu değildir tabii ki de. Herkesin geçerli bir nedeni var. İçerik üretemiyor,  ya da üretemez hale geliyor…

Blog dünyasındaki bu gerileme aşılabilecek bir durum. Neden böyle bir duruma düştük? Güncel konuların etkisi bence çok saçma. Ekonomik kriz felan filan bunlar bir blog yazarının bloguna içerik üretmesini etkilememesi gerekir! Beni etkilemiyor açıkcası. Bazı blog yazarları reklam gelirleri ile azda olsa masraflarını karşılamaya çalışıyor belki birde bu reklam gelirlerinin düşmeside etkiliyor olabilir. Blog yazarı olmak Hakan abininde dediği gibi bence çok farklı birşey. Geceleri geç saatlere kadar blogu için içerik üretmeye çalışmak. Sürekli araştırmak yapmak bir blog yazarının kaderi. Takip ettiğim Yabancı bloglara baktığımda onlardaki durumun tamamen normal olduğunu gördüm. Adamlar deli gibi kaliteli içerik üretiyor. Bizde bu şekilde yapabiliriz. Kimisinin işleri çok yoğun, kimisinin reklam gelirleri düşük morali bozuluyor, kimisi başka şeylere dalmış bloguna içerik ekleyemiyor… Kimisinin bloguda içeriğe doymuş gibi öylece bekliyor ki bu da en kötü durum bence. Bir blog olmak belli bir zaman sonra yazmayı bırakmak demek değil. Sürekli içerik sağlamak, sürekli büyümek için çaba sarfetmektir. Hiç bir engel blogunuza içerik eklemenize mani olmaması gerekir. En az (çalışıyorsanız) işiniz kadar değer verin blogunuza. Blogunuzun yaşaması için size ihtiyacı olduğunu sakın unutmayın!

Blog dünyasındaki bu kötü durum ile ilgili benim bir çözüm önerim var. Bu öneriyi çok yoğun olan blog yazarı arkadaşım için söylüyorum. Zaten onlar için uygun olursa daha rahat olan blog yazarı arkadaşlarım için de bir sorun teşkil etmez umarım. Her blog yazarı blogu için belli başlı kurallar koysun. En basitinden ben kendi blogumdan örnek vereyim. Blog henüz taze sayılacak derecede.(Daha eski blogum var ancak o blog daha kişisel.) Bu blog açılalı neredeyse 3 ay olmak üzere. Benim ilk amacım blogumun temel kategorileri dahilince günde en az 1 tane olmak üzere yazı yazmak. Ziyaretçilerimi bilgilendirmek. Sizde bu şekilde hergün 1 yazı ekleyebilmek için çaba sarfedebilirsiniz.  Olabildiğince Fedakâr olmalıyız. Blog yazarı denildiğinde; yenilikçi, gelişmeye açık, kişilikli, olgun, gündemi takip eden(kendi alanında), başkalarına yardım etmeyi kendisine ilke edinmiş ve en önemlisi bazı konularda fedakârlık yapabilen bir kişi çıkmalı ortaya. Bir diğer öneri ise; her ne kadar yorum yazmasanızda sevdiğiniz blogları kesinlikle takip edin. İllede RSS abonesi olmanıza gerek yok.RSS abonesi olarak takip etmenizde o blog yazarının yazı yazma iştahını kabartacaktır. Siz bir blogu takip ettiğinizde;  “Beni takip edenler var! Daha kaliteli içerik üretmem gerekiyor!” gibi bir cümle blog yazarının ağzından kesinlikle çıkar.

En önemlisi:

Kendimce ve diğer blog yazarlarınında en büyük sıkıntısından bahsedeyim. Türkiye’de oldukça kaliteli blog yazarları ve bloglar bulunuyor. Her hangi bir blogu takip ettiğinizde okuduğunuz her yazı için mutkala yorumunuzu belirtin sevgili ziyaretçiler. “Alt tarafı bir yorum yazmasam nolur?” deyipde işi kesinlikle geçiştirmeyin! Eminimki her blog yazarının en çok keyif aldığı şey blogundaki yazılara yapılan yorumların onaylama olayıdır. Bende bu konuda mutlu oluyor ve seviniyorum. RSS abonem arttıkça, yazılarıma yorumlar yapıldıkça, yazılarımı daha çok kişi okudukça, başkalarına faydalı oldukça dünyanın en mutlu insanı ben oluyorum.Bu konuda siz ziyaretçilere çok büyük görevler düşüyor.

Sıra geldi mim’i başka blog yazarı arkadaşlarıma paslamaya. Bende bu mim’i NaneLimon‘ a, Hasan Yalçın‘a, Uğur Aydoğdu‘ya ve Yakup Gövler‘e gönderiyorum.

Kötüİdare ederOrtaGüzelMükemmel (2 votes, average: 3 out of 5)

9 Yorum »

  • muhammet mazhar demiş ki:

    Yazın güzel olmuş fakat ben bu mim işine acayip kızmaya başladım. Herhalde bir tek bana mim yollanmamıştır…

    Neyse beklicez. belki yollar birisi…

    Kitleler.com

  • şafak demiş ki:

    Ben şöyle cevap vereyim, blogcular genç insanlar olduğu için okul ve sınavlar kaçınılmazdır bunun içindir bu durgunluk bence

  • Onur demiş ki:

    Bu konuya katılmıyorum gerileme kişel birşeydir ancak durgunluk var bu doğru. Mevsimsel olabilir. =)

  • cavid demiş ki:

    Merhabalar, makalenizde herşey iyi hoş da ‘1-2 ay içerisinde fark edilir derecede bir gerileme yaşandı. Bu gerileme olumsuz yönde malesef’ gibi bir cümle size de saçma gelmedi mi? Şayet ben olumlu yönde bir gerilemeyle daha önce hiç karşılaşmadım, sizin de karşılaştığınızı sanmıyorum, bence yazdıklarımızı en az 2 kere okumalıyız.

  • Ahmet (Admin Abi) demiş ki:

    @muhammet mazhar
    Takma kafana zamanı gelince senide bulur mim konuları.

    @şafak
    Dediklerinde farklı nedenler tabii.

    @Onur
    Aslında bencede biraz kişisel (:

    @cavid
    Biraz anlatım bozukluğu olmuş. Özür dilerim…Her yazdğım yazıya elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum. Teşekkürler..

  • cavid demiş ki:

    Ben teşekkürederim Ahmet, eleştiriye açık, kendine güvenli olduğun için:)

  • Dilaver Can demiş ki:

    Bence bir eleme dönemi yaşanmakta. İyiler ve sebat edenler kalacak, kötüler ve maymun iştahlılar silinecek.

  • renkli teneke » 3 Farklı Link Kısaltma Servisi demiş ki:

    [...] yapılan yorumlar Türk Bloglarına Neler Oluyor? {mim} yazısı için Dilaver Can tarafından yapılan yorumİlk Cep Telefonu 25 Yıl Önce [...]

  • Pitekantropus demiş ki:

    Günde bir yazı gerçekten zor.Ama topluluk olunursa aksine çok da kolay oluyor.Çoğu kişi topluluk blogları sevmiyor ama etkileşimi fazla olan bir blog türü olduğu için yazması da okuması da zevkli hale geliyor.Bence Türk bloglarının birçoğunun sorunu özgünlüğe erişememeleri.Birçok blogda da var bu.Herkes birsürü farklı kategoride yazılar yazıyor yetkinmişcesine.Yetkin olunmayabilir ama insan ne yazdığının farkında olması gerekir.Spam yorum tadındaki o kısa yorumları kaale almaması gerekir.Bir bakıyorum çoğu site web tasarım,wp,sinema,müzik,resim,kişisel,spor vb. birçok şeyde yazıyorlar.Bence blog yazarları inanılmaz bir özgüven içerisindeler.En azından birçoğu.Ben de eskiden herşey hakkında yazıyordum.Sonra çöplük yazdığımı anladığımda o blogu silip şimdiki blogumu kurdum.Yazmaktan ve diğer arkadaşlarımın yazılarını okumaktan büyük keyif alıyorum.
    Bana göre az kategoride mümkünse tek kategoride bloglar tutmak.O zaman elit bir blogküremiz olabilir.

Yazıyı yorumlayabilirsiniz.

İlerleyen zamanlarda siz ziyaretçilerime daha kaliteli içerik sağlayabilmem için sizden ricam lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin. İyi veya kötü yönde hiç fark etmez.

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz..Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments

 

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları :
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yazıya yorum yazdığınızda yorumunuzun hemen yanında bir Gravatarınız yayınlanacaktır.Hani benim Gravatarım?.